Astım Krizine Beslenmeyle Çözüm

Paylaş:

Dünyada yaklaşık olarak 300 milyon insanı etkileyen astım, soluk
borusunda hava yollarının daralması ile nefes almayı güçleştiren
ve ataklar halinde kriz şeklinde seyreden kronik bir hastalıktır.
Ülkemizde de her 100 yetişkinden 7’sinde, her 100 çocuktan ise
15’inde astım rahatsızlığı görülmektedir. Son yıllarda astım
krizi ataklarını azaltabilen hatta astımdan koruyan besinlerin
varlığının keşfedilmesiyle astım tedavisinde yiyeceklerin de
önemli rolü olduğu bulunmuştur. Diyet lifinden yetersiz
tüketiminin, fastfood besinleri sık yemenin ve obezitenin astımın
tetikleyicisi olduğunu artık bilinen bir gerçektir. Ayrıca astım
ataklarını önleme ve astım hastalığına yakalanmama için
beslenmenin antiinflamatuar adını verdiğimiz doku harabiyetini
önleyen ve hastalık oluşumuna karşı savaşan A, C, E vitaminleri,
selenyum, çinko gibi mineraller, omega 3 yağ asitleri ve
antioksidanlardan zengin olması gerektiği bildirilmektedir.

Bugün sizlere astım hastalığı olup hem de kilo problemi yaşayan
herkesin uygulayabileceği 5 günde 2 kg yağ yakan astım tedavisiyle
uyumlu özel bir beslenme programımı da paylaşacağım. Ayrıca
astım krizlerini azaltan tüyoları da bu satırlarda
okuyabileceksiniz. İlk önce isterseniz astımı bir tanıyalım daha
sonrasında da beslenmede neler yapacağınızı açıklayalım.

ASTIM HANGİ ŞİKAYETLERLE SEYREDER?

Astım hastalarının hava yollarında iltihaplanma vardır bu nedenle
de bu hastaların hava yollarını döşeyen mukoza adı verilen zar
şiş ve ödemlidir. Bu durum da akciğerlerde çevresel uyaranlara
karşı aşırı hassasiyete neden olur ve bu hastalarda toz, polen,
duman, koku gibi uyarıcılar ile hava yollarını saran kaslar
kasılır, ödem ve şişlik artar ve öksürük, hırıltılı solunum,
nefes darlığı, göğüste baskı hissi gibi yakınmalar ortaya
çıkar. Bu belirtiler genellikle gece veya sabaha karşı ortaya
çıkar, tekrarlayıcı seyreder ve nöbetler halinde gelir.

ASTIM KALITSAL BİR HASTALIK MIDIR ?

Hem genetik hem de çevresel faktörler astım
hastalığının ortaya çıkmasında etkilidir. Anne ya da babadan
birinin astım olması durumunda çocuğun astım hastası olma
olasılığı 1/3’ken, her iki ebeveyn de astım ise çocukta bu oran
2/3’e yükselir. Toz, polen, küf mantarları, hayvan türleri gibi
alerjenler, sigara dumanı, ilaçlar, hava kirliliği maruziyeti,
sağlıksız beslenme gibi çevresel etmenler ise genetik yatkınlığı
olan bireylerde astımın ortaya çıkmasında ve hastalığın
ağırlığı üzerinde önemli rol oynarlar. Astımın özellikle
alerjik ve sigara kullanan bireylerde ortaya çıkma riski daha
fazladır. Hamilelik döneminde sigara içen annelerin çocuklarında
astım gelişme riski 4 kat artar.

ASTIM TANISI NASIL KONUR ?

Astım teşhisinden öncelikle hastanın şikayetleri ve astım
belirtileri değerlendirilir. Bu süreci fiziki muayene, akciğer
grafisi, solunum fonksiyon testleri, kanda alerji tetkikleri izler.
Astımda erken tanı önemlidir. Çünkü alerjik hastalıklar gerekli
önlemler alınmadıkça ve gereken tedavi yapılmadıkça hastalık
ilerleyebilir ve şikayetlerde artış gözlenebilir.

ASTIMDA TIBBI TEDAVI NEDIR?

Astım tedavisinde temel bileşenleri astım şikayetlerinin
ve akciğer fonksiyonlarının devamlı takibi, hasta eğitimi,
çevresel tetikleyici faktörlerin ortadan kaldırılması ve ilaç
tedavisidir. Astımda kullanılan ilaçların çoğu inhalasyon ile
verilir yani doğrudan hava yollarına giderek hızlı etki gösterir.
Astımda ilaç tedavisi mantığı hastaların astımı kontrol edici
ilaçlarıöksürük,nefes darlığı,hışıltılı solunum olmasa bile
düzenli bir şekilde kullanmaları, rahatlatıcı ilaçları ise sadece
yakınmaların olduğu durumlarda kullanmasına dayanmaktadır. Kortizon
içeren ilaçlar, bağışıklık sistemini etkileyen ilaçlar ve anti
Ig E gibi kontrol edici ilaçlar hava yollarındaki mikrobiyal olmayan
iltihabı kontrol altına alır ve bu ilaçlar hemen rahatlatıcı etki
göstermez, uzun dönem kullanımda yarar sağlar. Teofilin gibi
rahatlatıcı ilaçlar ise hızla hava yolundaki kasların gevşemesini
sağlayarak etkinlik gösterirler.

ANNE SÜTÜ EN ÖNEMLI KORUYUCU

Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar; annelerin hamilelik
dönemlerindeki beslenme alışkanlıkları ve doğum sonrası
çocukların yanlış beslenme biçimleri ile astım hastalığı
arasında ilişki olduğu görüşü üzerine yoğunlaşmıştır.
Bebeğin anne karnında yetersiz beslenmesi ve düşük ağırlıkta
olması, prematüre doğumlar, bebeğin yeterli süre ve miktarda anne
sütü alamaması astıma yakalanma riskini ciddi ölçüde
artırmaktadır.

YÜKSEK KARBONHIDRATLI BESLENME ASTIM İÇIN RISK

Küçük yaşlardan itibaren aşırı miktarda karbonhidratlı
yiyeceklerin tüketilmesi ve kilo fazlalığı astım riskini artıran
temel faktörlerdendir. Hastanın yaşına ve vücut ağırlığına
uygun enerji ve makro besin ihtiyacını karşılayarak sağlıklı
büyüme ve gelişmesini devam ettirmek, erişkin dönemde ise ideal
kiloyu koruyacak dengeli bir beslenme planı çizmek gerekmektedir.
Kalori fazlalığı ve aşırı kiloya neden olmaları sebebiyle fazla
miktarda karbonhidrat ve şeker tüketiminden kaçınmak astımdan korur
ve astım hastalarında da semptomları azaltır. Sağlık üzerinde
olumlu etki oluşturan probiyotik etkili besinleri, omega 3 yağ
asitlerini, antioksidan etkili vitamin ve mineralleri içeren sebzesi,
meyvesi bol; et, tavuk, balık, kuru baklagil gibi protein kaynakları
dengeli;  tam tahıllardan bol lif, kuru yemişlerden sağlıklı
yağları sağlayan çeşitli bir beslenmenin çocukluktan itibaren
sağlanması en mantıklı yoldur.

ANTIOKSIDANLAR ASTIMI ÖNLEYEBILIR

Vücut hücreleri tarafından üretilen ya da besinlerle alınan
antioksidanlar vücut içinde ‘serbest radikaller’ adı verilen ve
toksik etkili maddelere karşı etki göstererek vücutta hasar
oluşumunu önler. Besinlerde bulunan en önemli antioksidanlar A
vitamininin ön maddesi olan beta karoten, E ve C vitaminleri, selenyum
bağışıklığı artırıp, inflamasyonu azaltarak astım
hastalarında fayda sağlar. Havuç, ıspanak, marul, domates, patates,
brokoli, kavun, portakal ve balkabağı en yüksek oranda beta karoten
içeren besinler; C vitamini kaynakları turunçgiller, kivi, çilek,
yeşil yapraklılar, yeşil biber, domates ve lahana; E vitamininden
zengin yeşil yapraklı sebzeler, bitkisel yağlar, fındık, badem,
ceviz, kabak çekirdeği gibi kuru yemişler, tam tahıllar ve kuru
baklagillere mutlaka beslenmede yer verilmelidir. Bunlara ek olarak
önemli antioksidan mineral selenyumdan zengin deniz ürünleri ve
kırmızı et gibi besinlerin de astımdan koruyucu etkisi vardır.

ASTIMDA OMEGA 3 EN ÖNEMLI BESIN ÖĞESİ

Yapılan araştırmalar, vücudumuz için gerekli temel yağ asitleri
olan omega 3’ten zengin besinlerin astımla ilişkili hücresel
olayların baskılanmasında önemli rol aldığını göstermektedir.
Özellikle soğuk sularda yaşayan uskumru, ton, somon gibi yağlı
balıklar çok zengin omega 3 kaynaklarıdır bunun yanında keten
tohumu ve ceviz gibi bitkisel besinler de omega 3 içeriğine sahip
değerli besinler arasında yer almaktadır. Astımdaki bilimsel kanıta
dayalı olumlu etkilerinden dolayı da omega 3 yağ asitlerinin önemli
kaynağı olan balıkları haftada iki kez tüketmeye özen
göstermenizi, salatalarınıza, çorba, sebze ve baklagil yemeklerinize
keten tohumu eklemenizi ve ara öğünlerde 1 avuç çiğ ceviz tercih
etmenizi öneririm.

ASTIM HASTALARINDA D VITAMININE DIKKAT

D vitamininin; bağışıklık fonksiyonlarını iyileştirerek,
inflamasyonu baskılayıcı etki göstererek, kortizonlu ilaçlara
karşı direnci azaltarak ve kortizon ilaçlarının etkilerini
güçlendirerek astımlı hastalarda faydalı etkiler yaptığı
bildirilmiştir. Öte yandan hamilelikte daha yüksek D vitamini alan
annelerin çocuklarında astım sıklığı daha düşük
saptanmıştır. Bu nedenle D vitamini içeriğine sahip ton balığı,
ringa, somon, uskumru, lüfer gibi yağlı balıklar, süt ve süt
ürünleri, yumurta tüketimini sağlamak ve haftada birkaç kez 30
dakika güneşlenmek astıma karşı koruyucunuz olabilir diyebilirim.

KATKI MADDELERI ASTIMI TETIKLEYEBILIR

Besinlere renk, koku ve tat vermek ya da koruyucu olması amacıyla
eklenen bazı katkı maddelerinin de astım hastalığını tetiklediği
bildirilmiştir. Bu katkı maddelerinden astımla kuvvetli ilişkisi
bulunanlar; sülfitler ve Mono Sodyum Glutamat’tır. Bu nedenle astım
hastalarının bu katkı maddelerinin sıkça kullanıldığı hardal,
salamura turşu, meyve suları, mısır şurubu içeren besinlerin
tüketiminden uzak durmaları gerekir.

TUZU AZ POTASYUMU BOL BESLENME ÖNEMLI

Diyetle düşük tuz alan hastalarla kıyaslandığında, fazla tuz
tüketen astımlılardasolunum fonksiyonlarının daha bozuk olduğu
tespit edilmiş ve daha fazla dozda nefes yoluyla alınan kortizonlu
ilaçlar kullandıkları belirlenmiştir. Tuz içeriği yüksek olan
konserve gıdalar, turşu, salamura besinler, zeytin gibi besinlerin
tüketiminde dikkatli olunmalıdır. Bu nedenle astımlı hastalarda
günlük tuz tüketimi sınırlanmalıdır. Bunun yanında potasyum
bakımından fakir beslenmeye akciğer fonksiyonlarında azalma eşlik
etmektedir. Astım tedavisinde kullanılan bazı ilaçların, potasyumu
azaltarak astımla ilişkili yakınmaları tetikleyebileceği için
yeterli potasyum alımı da tavsiye edilmektedir. Ayrıca astım
hastalarının yetersiz sıvı alınması durumunda, alerjik
reaksiyonlarda etkili histamin salınımı artarak astım yakınmaları
şiddetlenebileceğinden astım hastalarında ve riskli bireylerin en az
2 litre su tüketimi mutlaka sağlaması gereklidir.

Paylaş:
Benzer Yazılar