Kurban Bayramında Sağlıklı Beslenme

Paylaş:

Kurban bayramı ve beraberinde güzel bir tatile girmemize çok az
kaldı. Kurban denilince akla pek tabi et geliyor ki bildiğiniz gibi bu
etlerin doğru bir şekilde kesimi, saklanması ve pişirilmesi hem
besin güvenliği hem de etin lezzetini korumak için büyük önem
taşıyor. Pişen kavurma, güveç, fırında, haşlama gibi etleri bol
bol bulunduran mükellef sofraların etrafında da ailemiz ve
sevdiklerimizle afiyetle birleşmenin keyfine doyum olmuyor. Üstelik bu
sofradaki yemeklere bir de ziyaret ettiğimiz yerlerdeki baklava,
çikolata, gazoz ikramları da ekleniyor. Tabi durum böyle olunca en
fazla kiloyu bayram tatillerinde alıyoruz. Size tavsiyem elbette kurban
bayramında zayıflamak değil ama en azından kilo almamayı başarmak
için biraz dikkatli olmanız gerektiğini hatırlatmak olacak. Sadece
nasıl beslenelim konusu değil, kurban etinin kesimi, saklanması ve
pişirilmesi konusunda süper önerilerim de size yardımcı
olacağından eminim.

Kurban Etlerini Kesmeden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kurbanlık hayvanın helal, usulüne uygun şekilde kesilmesi dini
boyutun ötesinde sağlık ve lezzet için de önem taşır. Çünkü
hayvan kesilirken salgılanan hormonlar kurban etinin kalitesini
etkiler. Kesimden önce hayvan yorgun ve hasta olursa eti daha koyu bir
renkte, daha kuru olur, kan damarları içerisinde ufak kan damarı
pıhtıları görülür ve istenilen lezzeti vermez. Bu nedenle mutlaka
kesim öncesinde hayvanın bir veteriner denetiminden geçmesi, kesimin
önceden belirlenmiş, uygun ve hijyenik ortamda uzman bir kişi
tarafından yapılması gereklidir.

Eti Yemek İçin Acele Etmemelisiniz

Kurban etlerini kesildikten hemen sonra pişirip hatta genellikle de
kavurma yapıp sabah kahvaltısında yeme gibi bir alışkanlığımız
vardır. Oysa hem yumuşaklık hem de lezzeti geliştirmek için kurban
etinin, kesimden sonra en az 12-24 saat bekletilerek tüketilmesi
gerekmektedir. Çünkü taze et daha serttir ve bu yüzden de
hazımsızlık, şişkinlik, kabızlık veya ishal gibi sindirim
sorunlarına neden olur. Taze et tüketmekten vazgeçememem, eti illa
bayramın ilk saatlerde hemen yemek isterim derseniz de en azından  iyi
pişirerek, az miktar tüketmeniz önerim olacaktır.

Etlerin Doğru Bir Şekilde Depolanması Çok Önemli

Etler kolaylıkla bozulan besinlerdir ve bozulma sonucunda ekonomik
kaybın yanı sıra sağlık üzerinde sorun yaratacak küf, toksin gibi
maddeler gelişebilir. Bunu önlemek ve etin maksimum lezzetini korumak
için etlerin doğru depolanmasına dikkat etmenizi öneririm. İlk
olarak kesinlikle etleri kesildikten sonra büyük parçalar halinde
üst üste koyup bekletmekten kaçınmalısınız,  etleri muhafaza
etmek için temiz, besine uygun kaplar kullanmalısınız. Bunun
yanında benim gözlemlediğim en sık yapılan hatalardan biri de
hayvan etlerini kestikten hemen sonra soğutuculara hemen
konulmasıdır. Oysa ki olması gereken etleri güneş görmeyen serin
bir ortamda 3 – 4 saatlik bir süre zarfında bekleterek oluşacak
ölüm sonrası katılığını önlemektir, sonrasında etin
olgunlaşması için 4oC yani buzdolabı sıcaklığında 24 saate kadar
bekletilmesi yeterlidir.

Kurbanlık etin buzdolabında dayanma süresi 3 – 4 gündür,
sonrasında etlerinizi muhafaza etmek için tek pişirimlik küçük
porsiyonlar parçalar halinde, yağlı kağıt veya buzdolabı
poşetlerine koyarak buzluklarınıza kaldırmanız gerekir. Etlerinizi
kıyma haline getirmektense küçük parçalar halinde saklamak besin
öğesi kayıplarını önleyecektir. Etleri -18 oC ‘de derin
dondurucunuzda 4 – 6 ay süresince bozulmadan saklayabilirsiniz. Tekrar
pişirmek istediğinizde dondurulmuş etlerinizi buzdolabı kısmında 4
oC’de 6 – 8 saat kadar bekleterek çözdürmeniz gerekir. Çözdürme
sırasında etlerin sıvıları çevreye saçılmaması için
çözdürme işlemini derin bir kap içerisinde yapmalısınız. Sıcak
su altında veya oda ısısında bekletme gibi yanlış uygulamaların
bakteriyel açıdan büyük bir risk oluşturacağını aklınızdan
çıkarmamalısınız. Dondurucudan çıkarılarak çözdürdüğünüz
etlerinizi mutlaka kullanmanızı öneririm.

Etlerinizi Nasıl Pişirmelisiniz?

Etler pişirme esnasında biyokimyasal ve fiziksel değişikliklere
uğrarlar, bu da mikrobiyal kalite ve etin duyusal özelliklerini
değiştirir. Pişirme yönteminiz, etin tüketim kalitesini etkileyen
en büyük etmenlerden biridir. Pişirme sırasında etin iç
sıcaklığı 85oC’ye kadar yükselmektedir. Et pişerken su kaybı
olur, et yağları erir ve lezzet gelişir. Pişirme sıcaklığı daha
düşük olduğunda (100 oC’nin altında), yüksek sıcaklıklara(160 –
200 oC) göre daha homojen bir görünüm ve pişkinlik sağlanır.

Pişirme yönteminin seçimi; etin tipine, bağ dokusunun miktarı, etin
şekil ve büyüklüğüne göre uygun olmalıdır. Kasların yüksek
bağ dokusu içerikleri normalde daha az olgunlaşmalarına neden olur
dolayısıyla bağ dokusu yüksek etler daha serttir. Bu etlerde
haşlama veya kaynatma gibi düşük sıcaklıkta, uzun süreli, nemli
bir ısıtma yönetimiönerilir. Bağ doku içeriği düşük etlerin
pişirilmesi için fırınlama, kavurma gibi kuru ısıtma
yöntemlerinin kullanılması gerekir.

En sağlıklı olan pişirme yöntemi ise ilave yağ kullanmadan,
haşlama, buğulama gibi yöntemlerle kısık ateşte ve uzun sürede
pişirmedir, bunun için evlerinizde düdüklü tencereler
kullanılabilir. Kızartma, mangal gibi pişirme yöntemleri yüksek
miktarda besin öğesi kaybına neden olduğundan sağlık açısından
tercih etmenizi önermem. Ancak ayda yılda bir mangal yapıyorum,
kurbanda tüketmek isterim diyenlerdenseniz mangal ateşi ile etleriniz
arasında en az 15 – 20 santimetrelik bir ara oluşturmanız ve etlerin
içinin de pişmesi için harlı bir ateşte hızlıca pişirmekten
kaçınmanız gerekmektedir.  Etin ateşe yakın olması B1, B12, folik
asit gibi vitaminlerin kaybına yol açmaktadır.

Sofralarınızda Etleri Bol Sebze ile Birlikte Tüketin

İyi ve doğru yöntemlerle pişirilmiş kurban etlerinin yanında
domates, turp, havuç, roka, maydanoz gibi çeşitli taze sebzelerden
oluşan güzel bir salata ile beraber tüketin. Bunun yanında kurban
etlerinizi sebzelerle birlikte pişirilmesi besin çeşitliliğinin
sağlanmasına katkıda bulunur. Ayrıca sebzelerde bulunan C vitamini
etlerde bulunan demir, çinko ve magnezyumun emilimini, vücutta
kullanımını artırarak maksimum yararlanım sağlar.

Bayram Ziyaretlerinde İkramlara Dikkat

Bayramda kurban işi, ziyaretler derken öğünler atıştırmalıklarla
geçiştiriliyor ki öğün düzeni kayınca da vücut düzeni
şaşıyor. Sağlığınızı ve kilonuzu korumak istiyorsanız bu
bayramda düzen bozukluğunu önlemenizi, mutlaka sağlıklı ve
çeşitli besinlerle hazırladığınız 3 ana ve 1 ara öğününüzü
tüketmenizi öneririm. Bunun yanında misafirlikteki ikram çikolata,
şeker, baklava gibi şerbetli tatlılar, şekerli ve gazlı içecekler
yerine küçük bir porsiyon sütlü tatlı, çay, bitki çayları, bir
bardak su veya maden suyu rica edebilir ya da meyve varsa bir porsiyon
meyve alabilirsiniz.  Yine bayram sofralarının vazgeçilmezi sarma ve
böreklere de mesafeli olmanızı öneririm. Bunların yerine kuru meyve
ve kuruyemiş daha sağlıklı alternatifler olarak ikram edebilirsiniz.

Aklınızdan Çıkarmamanız Gereken 11 Öneri

1)   Kurbanlık hayvanın veteriner kontrolünden geçmiş olmasına ve
uygun şekilde kesilmesine özen gösterin. Veteriner kontrolü olmayan
ve uygun koşullarda kesilmeyen kurbanlık hayvanlardan insanlara
tüberküloz, şarbon gibi hastalıkların görülme riskinin yüksek
olduğunu unutmayın.

2)   Etler için depolama ve pişirme önerilerini eksiksiz uygulayın.

3)   Et yemeklerine veya et kullanılarak yapılan sebze ya da kuru
baklagil yemeklerine yağ ilave etmeyin.

4)   Kırmızı etler protein, demir, çinko, selenyum ve B 1, B 6, B 12
ve A vitaminlerini içeren, çok değerli besinlerdir. Ancak bayramda
aşırı et tüketimi fazla protein, yağ ve kalori alımına neden
olur. Bu nedenle porsiyon kontrolünü mutlaka sağlamak gerekir.

5)   Bayramda şişmanlık, kalp damar hastalığı, diyabet,
hipertansiyon, mide rahatsızlığı gibi sağlık sorunları olan
bireyler ve yaşlılar beslenme düzenlerine dikkat etmelidir.
Kırmızı et doymuş yağ ve kolesterolü yüksek bir besin olduğundan
yüksek tansiyon, kolesterol ve kalp hastalıklarınız varsa yağsız
veya az yağlı etleri tercih edin, eti kısıtlı miktarlarda
tüketmenin sizler için çok daha önemli olduğunu aklınızdan
çıkarmayın.

6)   Fazla et tüketiminden kaynaklanan sindirim sistemi sorunları
yaşamamak için sabahları yumurta, peynir, zeytin, domates, yeşillik
ve tam buğday unlu ekmek gibi sindirimi daha kolay ve sizi rahatsız
etmeyecek besinleri tercih edin.

7)   Etlerin yanında pilav, makarna yerine çorba, bulgur, esmer
pirinç, tam buğday unlu makarna veya tam buğday unlu ekmek tüketin,
öğünleri bol salata ve yoğurt, ayran gibi süt grubundan bir besinle
çeşitlendirin.

8)   Sakatatlar mikrobiyolojik açıdan güvenilir olmadığı için
tüketmenizi önermem. Özellikle kolesterol ve kalp damar riski
taşıyan hastalar çok yüksek düzeyde yağ içeren sakatatlardan
kesinlikle uzak durmalıdır. Ancak illa tüketmek istiyorsanız da
iyice temizleyip yıkamanız ve etle aynı yerde muhafaza etmemeniz
gerektiğini unutmayın derim.

9) Gazlı ve şekerli içeceklerden kaçının. Süt, ayran, kefir,
sade maden suyu, şekersiz bitki çayları ve su en güzel tercihlerdir.

10) Şerbetli tatlılar yerine küçük bir porsiyon
tuzsuz kuru yemiş ve kuru meyvelerle hazırlayacağınız sütlü
tatlıları veya taze meyveleri tercih edin.

11) Etlerin sindirimi üzerine çiğnemenin de etkisi
bulunmaktadır. Yağsız etlerin maksimum emilimleri için yeterli
miktarda çiğnenmeleri gerekir bu nedenle etlerinizi yavaş yemeye ve
iyice çiğnemeye özen gösterin.

Paylaş:
Benzer Yazılar