Soğan, Sarımsak Her şeyin İlacı

Paylaş:

Yemeklerin olmazsa olmazı soğan ve sarımsak dünyada en çok
kullanılan, karakteristik aroması ve tadıyla vazgeçemeyeceğimiz
sebzelerden. Yemek kültürümüzde önemli yere sahip olan soğan ve
sarımsak, hemen her öğünde yediklerimizin başında geliyor. İçine
soğan girmeyen yemek ise neredeyse yok. Peki siz mutfağımızın daimi
sebzeleri soğan ve sarımsağı sadece lezzet sağlamak için mi
tüketiyorsunuz? Yoksa eşsiz aromanın yanında sağlık etkilerinin de
farkına varanlardan mısınız? Evet, büyüklerimiz boşuna
söylemiyor doğal antibiyotik, vücudu yeniliyor, her derde iyi geliyor
diye. Soğan ve sarımsak gerçekten de vitamin, mineral ve antioksidan
içeriği ile tam bir sağlık deposu. Soğan B6, C vitamini, folat ve
potasyumdan zengin. Sarımsak ise yüksek miktarda fosfor, potasyum,
kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az
miktarda da kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, manganez ve B kompleks
vitaminlerini içeriyor. Bu kadar besleyici bileşenin yanında,
düşük kalorili olduklarından bu şifalı sebzeleri her gün
yemeklerinize eklemenizde hiçbir sakınca yoktur. Ayrıca soğan ve
sarımsak özgün aromasıyla pişirdiğiniz yemeklerin tadlarını
açığa çıkarır ki sizin et suyu, tereyağı gibi yüksek kalorili
ekstra lezzet vericileri veya tuzu eklemenize gerek dahi kalmaz.

Soğan ve sarımsağın uygarlık tarihi boyunca sağlığa olan
etkileri araştırılmış, tıp alanında içerisindeki fonksiyonel
bileşenlerin özellikleri değerlendirilmiş ve birçok hastalığı
tedavi etmek amacıyla kullanılmıştır. Bugün de atardamarları
etkileyen hastalıklar, kanser, bağışıklık sistemi bozuklukları ve
ağrılı eklem hastalıkları gibi birçok kronik hastalığın
önlenmesi ve tedavisinde kullanılmaktadır. Bunun yanında Allium
ailesinin bir parçası olan yani kuru soğan ve sarımsakla aynı
aileden gelen arpacık soğanı, Frenk soğanı ve pırasa da mucizevi
sağlık etkileriyle Ayurveda gibi alternatif terapi yöntemlerinin
içerisinde tıbbi bir besin olarak kabul edilirler.

KÜKÜRTLÜ BILEŞIKLER VE FLAVONOIDLER ILE SAĞLIĞI DESTEKLER

Soğan ve sarımsağın en önemli biyokimyasal özelliklerinden biri
vücuttaki zehirli toksik maddeleri atmaya yardımcı olan antioksidan
potansiyelidir. Bu özelliğin, soğan ve sarımsağın içinde bulunan
organik kükürt bileşiklerinden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Bununla birlikte soğan ve sarımsaktaki yüksek düzeyde C vitamini
bağışıklığı düzenler, kollajen yapımını ve doku tamirini
artırır, demir emilimini sağlar. Ayrıca soğan ve sarımsak birçok
antioksidan flavonoidleri içerir, soğanda 25 farklı çeşit
flavonoid bulunmaktadır. Flavonoidler ve C vitamini hücre hasarına
neden olan zararlı molekülleri tutar kanser, diyabet, kalp
hastalıklarının önüne set çeker. Kırmızı soğana rengini veren
antosiyanin kalbin ve damarların koruyucusudur. Kapsamlı, çok sayıda
katılımcıyı içeren bilimsel bir çalışmada antosiyaninden zengin
besinleri tüketmenin kalp hastalıklarına yakalanma riskini %32
oranında azaldığı saptanmıştr.

BAĞIŞIKLIĞIN BIR NUMARALI DESTEKLEYICISIDIR

Amerika Kanser Araştırma Merkezi soğandaki fisetin ve kuersetin,
sarımsakta allisin gibi fitokimyasalların immun sağlığı
desteklemekte ve DNA, hücre hasarı ve inflamasyonu önleyerek kanser
gelişim riskini azalttığını bildirmektedir. Yapılan çalışmalar
da çiğ ya da pişirilmiş sarımsak ve soğan tüketimi ile mide,
bağırsak, prostat, gırtlak ve meme kanseri arasında ters ilişki
olduğu sonucunu göstermektedir. Bilimsel 26 çalışmayı içeren bir
incelemede Allium ailesinden gelen sebzeleri tüketen bireylerde mide
kanseri riskinin %22 oranında azaldığı bildirilmiştir. 16
çalışmayı derleyen başka bir araştırma ise daha fazla soğan
tüketen bireylerin kolorektal kanser riskinin %15 daha düşük olduğu
bulunmuştur.

BAĞIRSAK SAĞLIĞINDA EN ETKILI BESINLERDENDIR

Soğan ve sarımsak bağırsak sağlığı için büyük önem taşır,
müshil etkisi göstererek sindirimi kolaylaştırır ve prebiyotik
içerikleri ile bağırsak sağlığına destek verir. Prebiyotikler
kolondaki mikroorganizmaların büyümesini kolaylaştırarak genel
sağlığı etkilerler. 2018 yılında yayınlanan güncel bir bilimsel
araştırma bazı besinlerdeki prebiyotik lif içeriğinin bağırsak
sağlığı üzerindeki etkinliğine bakılmıştır. Bu çalışma
sonuçlarına göre soğan, sarımsağın bağırsaktaki yararlı
bakteri sayısını artırmada birçok sebze, meyveden ve tam
tahıllardan bile daha etkili olduğunu göstermiştir.

TANSIYONA DOĞAL TEDAVI SUNAR

Soğanda yüksek düzeyde antioksidan flavonoid grubundan kuersetin
molekülü bulunur. Kuersetin organlarda ve kan damarlarında hasar
oluşturan serbest radikalleri tutar, inflamasyon oluşumunu önler. Bu
sayede kan basıncı, kan yağları ve kolesterol düzeyini düşürerek
kalp damar sağlığını geliştirir. Ayrıca soğan içerisindeki
esterler ve tiyosülfinat kanın pıhtılaşmasını önleyici ve
kolesterolü düşürücü etkisiyle damar tıkanıklığından korur.
Polikistik over hastası kadınlar üzerinde yapılan önemli, güncel
bir çalışmada 8 hafta boyunca her gün kırmızı soğan tüketimi
sonunda LDL ve toplam kolesterolün azaldığı bildirilmiştir.

  KEMIKLERI GÜÇLENDIRIR

Soğan ve sarımsak kadınlarda menopoz sonrası ortaya çıkan kemik
erimesine karşı doğal bir tedavi sunar, kemikleri güçlendirir. Bu
etkiyi menopoz döneminde östrojen düzeyindeki azalmanın önüne
geçerek yaparlar. Menopozlu kadın katılımcılarla yapılan başka
bir bilimsel çalışmada ise günlük 2 gram sarımsak tüketiminin
östrojen düzeyindeki azalmanın önemli derecede önüne geçtiği
gözlenmiştir. Geniş kapsamlı bir çalışmada düzenli soğan
tüketimine sahip kadınlarda kemik yoğunluğunun daha yüksek olduğu
gözlemlenmiştir. Bu özel sebzelerin osteoartit gibi hastalıkları
önlemede de etkili olduğu bilinmektedir. Ayrıca kuru soğandaki
dimethylthiophen ve isofucosterol etkin maddelerin menopozda görülen
ateş basmalarına karşı etkili olduğu bilinmektedir.

BEYNIN KORUYUCULARIDIR

Soğan ve sarımsak B 6 ve B 9 vitaminleri içerikleri sayesinde
metabolizmayı destekler, kırmızı kan hücrelerinin üretiminde ve
sinir fonksiyonlarında görev alır. Ayrıca sinir iletiminde rol alan
potasyumdan da zengindir. Bunun yanında beyin hücrelerini ve sinirleri
koruyan mekanizmaları aktif hale getiren antioksidan komponentlere
sahiptir. Bu süper içerik sayesinde de soğan ve sarımsak yaşla
birlikte azalan fonksiyon kaybını engelleyerek Alzheimer ve demans
oluşumundan korur, hastalığın ilerleme sürecinde yavaşlatıcı
özellik gösterir.

SARIMSAĞI EZIP YIYIN

Organik kükürtlü bileşikler ısıyla parçalanmaktadır. Bu nedenle
bu doğal destekten en fazla faydalanma yolu nedir diye soracak
olursanız en doğal haliyle, taze ve çiğ olarak tercih edin derim.
Ayrıca sarımsağı ezerek veya küçük parçalar halinde doğrayarak
tükettiğinizde adeta içindeki cevheri ortaya çıkarmış olursunuz.
Çünkü sarımsakta bulunan kükürtlü bileşiklerin %85’ini aliin
adlı molekül oluşturur. Sarımsak kesildiğinde ya da ezildiğinde
alliinaz enzimi devreye girer ve özel bir fonksiyonel bileşik olan
allisin oluşur. Yani sarımsağı bütün olarak yutarsanız
antioksidan etkisinden yeterince faydalanamazsınız. Bunun yerine çiğ
sarımsağı cacıklarınıza, salata soslarınıza rendelemenizi
öneririm. Çiğ tüketemiyorum diyorsanız da enzimin katalize ettiği
reaksiyonları gerçekleştirerek soğan ve sarımsağa özgü özel
bileşenleri açığa çıkarmak için çiğ sarımsağın pişirmeden
önce ezildikten veya kıyıldıktan sonra 5 -10 dakika kadar
bekletebilirsiniz.

İrritabl Bağırsak Sendromu Hastaları Dikkatli Olmalı

İrritabl bağırsak hastalığı olan bireylerde kısa zincirli
karbohidratların ince bağırsaklardan emilimleri zayıftır bu nedenle
bağırsakların işleyişi bozulur, karın ağrısı, gaz, şişkinlik
gibi dispeptik yakınmalar ve dışkılama alışkanlıklarında
değişiklikler ortaya çıkar. Soğan ve sarımsak kısa zincirli
karbonhidrat kaynaklarından zengin içeriğe sahip olduğundan pişmiş
olarak hatta soğan, sarımsak tozu halinde tüketildiğinde bile mideyi
rahatsız edebilir, gaz ve şişkinliğe neden olabilir.  Burada
hastanın deneyimlerine göre bir yol izlemek en mantıklısıdır.
Soğan veya sarımsakla beraber semptomların arttığı gözlemlenirse
diyette bu besinlerin sınırlanması gereklidir.

Kısaca yapılan bilimsel çalışmalar ışığında, soğan ve
sarımsağın diyetle tüketiminin özendirilmesi ve önerilmesi, kanser
ve kalp damar sistemi rahatsızlıkları gibi kronik hastalıklardan
korunmada yararlı olacaktır. Sağlıklı beslenme programında tüm
sebzeler ve meyveler gibi soğan ve sarımsağın da yeri önemlidir.
Her bireyin tüketimine dikkat ederek, mutlaka beslenme
alışkanlıkları içerisinde bu süper sebzelere yer vermesini
öneririm. Soğan ve sarımsağı sadece yemeklere değil omletlere,
salatalara, soslara ve cacıklara ekleyerek de tercih edebilirsiniz. Son
olarak filizlenmeyi ve küflenme sonucu aflatoksin gibi zararlı
maddelerin oluşumunu önlemek için soğan ve sarımsağı kuru ve
serin bir ortamda saklamanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın
derim.

Paylaş:
Benzer Yazılar