10 SORUDA KAHVE KONUSUNA GÖRÜŞÜM

Kahve günlük yaşantımızın bir parçası, sohbetlerin vazgeçilmezi ve keyif veren bir içecek. Kafeinsiz, suda çözünen granüllü, Türk kahvemiz gibi çekilmiş ve makineden filtre edilerek servis edilen birçok çeşidi bulunuyor. Birçok kişi kahveyi seviyor ve içiyor. Ama bir o kadar çoğunlukta kahve ile dolaşan olumsuz bilgilerden dolayı içmekten çekindiği de bir gerçek. Uyku kaçırdığı, kalpte çarpıntı, kolesterolü yükselttiği, selülite neden olduğu ve bağımlık yaptığı konuları kahve içimine engel olan önemli sebepler diyebilirim. Fakat okuduğum bilimsel kaynaklar ve tecrübelerim aslında kahveyi doğru miktar ve çeşitte tükettiğimizde bahsedilen olumsuzluklar yerine sağlığa inanılmaz katkılarının olduğunu açıkça söylemeliyim. Kahve severseniz 10 soruda kahve ile ilgili bilimsel yanıtım tam size göre. 

Kahve Bağımlılık Yapar mı?

Kahve içerdiği kafein sayesinde beynimiz ve vücudumuzda hafif bir uyarıcı etkiye sahip olduğu bir gerçek. Kahve içtiğimizde beyin üzerinde olumlu etki olarak uyanıklığı arttırma ve dinç kalmayı sürdürme gibi enerji veren özelliği de bulunuyor. Unutmayın kahve içtikten 20-30 dakika sonra kafeinin uyarıcı etkisi oluşmakta, bu etki 2 saat sonra maksimuma ulaşmakta ve 4-6 saatte azalarak etki ortadan kaybolmaktadır. Bu nedenle kafeine karşı duyarlıysanız ve uykunuzun kaçmasını istemiyorsanız gece yatmadan önce kahve içmemeniz gerektiğini belirtmeliyim. Bunun dışında 1 fincan kahve 70-80 mg kadar kafein içerir. Ancak kahvenin türü ve fincandaki kahve yoğunluğuna göre 60-200 mg kadar kafein miktarının değiştiği de bildirilmektedir. Avrupa Güvenli Besin Tüketim Komisyonu günde 400 mg kadar kafein tüketiminin genel olarak sağlık açısından güvenli olduğunun altını çizmektedir. Bunu orta düzey güvenli kafein alımı olarak tanımlıyor. Her ne kadar kahvedeki kafeinin sinir sistemini hafif etkileyen bir uyaran olsa da, beyin taramaları kullanılarak son dönemde gerçekleştirilen araştırmalar orta düzeyde yani yaklaşık 3-4 fincan kadar gün içinde içimin uykuyu kaçırma, çarpıntı yapma ve bağımlılık gibi sağlığa olumsuz etkilerinin geliştirmediğini göstermekte. 

Kahve Selülit Nedeni Midir?

Kahvenin selülite neden olduğu yolundaki yaygın inanışa karşın bilimsel araştırmalar içilen orta düzey kahve miktarının selülit nedeni olmadığını ortaya koymaktadır. Kahve aslında tam tersine vücutta yağı ayrıştıran enzimleri harekete geçirerek lenf akışkanlığını kolaylaştıran bir içecek olduğu araştırmalarca desteklenmektedir. Günde 200-300 mg kadar kafeinin metabolizma hızında biraz artışa neden olarak selülit yapıcı değil selilüti önleyici etkisi olduğu belirtilmektedir. Bu verilerden yola çıkarak günde 3 fincan kadar kahve içmenin selülit sorunu yaratmadığını da açıkça söylemek doğru bir bilimsel gerçektir diyebilirim.

Kahve Antioksidan Kaynağı Mıdır?

Kahve aynen çay gibi vücuda zararlı etkileri bulunan bileşikleri azaltan, hücreleri korumaya yardımcı olan antioksidanlardan biri olan polifenollerin güçlü kaynağıdır. 1 fincan kahve içildiğinde günde ortalama 150-550 mg’a kadar polifenolü vücudumuza aldığımız belirtilmektedir. Sağlıklı yaşamda günlük antioksidan ihtiyacımızın ortalama 1000 mg olduğu bildirilmektedir. 3-4 fincan kahve içmek günlük antioksidan ihtiyacımızın büyük bir kısmını karşılayarak vücudun toksik bileşiklerle savaşmasına destektir diyebiliriz. Kahve suda çözünen, kavrulmuş ya da yeşil kahve de olsa bolca antioksidan içerdiğini hatırlatmalıyım. Bol taze sebze, meyve ve kavrulmamış kuru yemişler gibi besinlerden oluşan doğal beslenme içinde kahve yaşlanmayı yavaşlatan bol antioksidan alımına destek olan sağlıklı bir içecek olarak değerlendirmekte yarar görmekteyim. 

Kahve Kolesterolü Yükseltir Mi?

Kahve açıkçası orta düzeyde tüketildiğinde ve kahvenin çeşidi her ne olursa olsun filtre edilerek içildiğinde kan kolesterolü üzerinde direk olumsuz yükseltici etkisi bulunmamaktadır. Filtre edilmemiş kahvelerde Türk kahvesi, French press ve İskandivanların kaynatarak içtikleri kahveler dipertenleri yüksek miktarda içerir ve fazla tüketimde LDL kolesterolün artmasına neden olur. Filtre edilmiş kahveler diterpen adlı bileşiği çok düşük düzeyde içerir ve günde 4 fincana kadar içilen kahvenin kötü huylu kolesterolü yükseltmediği, 1 fincanda kafein miktarında da diperten miktarının çok düşük olmasından dolayı kolesterol sentezini etkilemediği bildirilmektedir.

Kahve Vücudu Susuz Bırakır Mı?

Sağlıklı yaşamda su içimi kanın akışkanlığından, metabolizmanın çalışmasına, yorgunluğun önlenmesinden böbreklerin süzüm işleminin devamlılığı gibi toksinlerin atımına kadar etkili olduğu bir gerçektir. Kahve yanlış inanışlar nedeniyle kafeinden dolayı diüretik yani vücudun sıvı kaybını arttırarak dehidratasyona neden olabildiği savunulmaktadır. Fakat kontrollü bilimsel araştırmalar günde 3-4 fincan kahve içmenin vücutta sıvı kaybına neden olmadığı aksine su ile hazırlanan kahvenin günlük sıvı ihtiyacına karşı destek olduğu bildirilmektedir. Ve egzersiz sırasında içilen kahve vücudu susuz bırakmak yerine egzersizde dayanıklılığı arttırmakta, vücuda mineral sağlamakta, ter ile kaybolan potasyumun da yerine konmasını sağlanarak fiziksel performansın artmasına yardımcı olmaktadır.

Kahve İçmek Hastalıklara Neden Olur Mu?

Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası kanser Araştırma raporu kahvenin sağlık üzerine olumlu etkilerini şöyle sıralamaktadır. Orta düzey olarak belirttiğim günde 3-4 fincan kadar kahve içmenin ilk olarak kronik hastalıklardan tip 2 diyabet hastalığı oluşma riskini %20-30 arasında azaltabildiğini belirtmektedir. Kahve kalp hastalığı riskini arttırmazken sadece kahvedeki kafeini fazla alımın tansiyon üzerinde olumsuz etki yaratabileceği bulunmuştur. Fakat orta düzeyde alınan kafeinin hipertansiyon riski üzerinde olumsuz etki yaratmadığı da belirtilmiştir. Sağlıklı bireylerde günde 3-4 fincan  kahve içiminin tansiyonu etkilemezken hipertansiyon hastalarının az miktarda tansiyon yükseltici etkisi olduğu göz önüne alındığında dikkatli tüketim uyarısını hatırlatmak isterim. Bugün bazı çalışmalarda doza bağlı olarak karaciğer kanseri gelişim riskini önemli oranda azaltabildiğini belirten araştırmalar, kahvenin beyin üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı Alzheimer hastalığına yakalanma riskinde olası azaltma etkili olabileceği de bildirilmektedir.   

Hamileler Kahve İçebilir Mi?

Hamilelik gibi özel bir dönemde hem anne hem de bebek sağlığı için doğru beslenme çok önemlidir. Avrupa Gıda Güvenliği Otoriteleri hamilelik döneminde kafein alımını sınırlamakla birlikte günde 200 mg’a kadar kafein tüketiminin güvenli olduğunu belirtmektedir. Hamileler gün içinde kakao, çikolata, çay gibi kafein içeren besinlerden alacakları kafein miktarına göre kahve tüketimini sınırlı miktarda tüketebileceklerini otoriteler belirtmektedir. Günde 1-2 fincanı geçmeyecek şekilde kahve içimi ile alınan kafeinin hamilelerde güvenli olduğunu belirtmektedir. 

Kahve Depresyonu Tetikler Mi?

Kahve içimi ile ilgili yapılan son araştırmalarda orta düzeyde alınan kafeinin endişe seviyesini azaltarak mutluluk hissinin arttığını bildirmektedir. Hemşire Sağlık Araştırması olarak bilinen Harvard Tıp fakültesinin yaptığı 51 bin kadın üzerinde yapılan önemli araştırmasında günde 2-3 fincan kahve tüketen kadınların günde 1 fincan tüketenlere nazaran % 20 kadar daha az depresyona girdiği gösterilmiştir. Sıkıntılarınızdan arınmak, günün stresini azaltmak ve hayatın yükünü hafifletmek için günde 2-3 fincan kahve depresyonu tetiklemek yerine depresyondan korunmakta etkili olduğunu söylemeliyim.  

Kafeinsiz Kahve Var Mıdır?

Birçok kişi kahve alırken ya da kahve siparişi verirken kafeinsiz tercih etmekte ve çoğu zaman da endişe içinde acaba gerçekten kafeinsiz kahve yapılabilir mi konusunda karasız kalmaktadır. Kahve çekirdeklerinden kafein ayrıştırma işlemi kahve kavrulmadan önce doğal yöntemlerle yapılabilmektedir. Yeşil kahve çekirdekleri suyla ıslatıldıktan sonra kafeini çıkarmak için süzme işlemi yapılıp kafeinin çoğunun su sayesinde arındırılarak kahve çekirdeğindeki kafein miktarı azaltılabilmektedir. Şu pratik bilgiyi de sizlerle paylaşmak isterim. 1 fincan normal kahvedeki kafein miktarı yaklaşık 20 fincan kafeinsiz kahveye eşit olduğunu da belirtmeliyim.  

Kaç Fincan Kahve İçimi Yararlı?

Kontrollü bilimsel çalışmalar 3-4 fincan şekersiz, sütsüz, aromasız ve filtre edilmiş kahveyi içerek kronik hastalıklardan koruyucu gücün ortaya çıktığı artık bildiğimiz bir bilimsel gerçek. Ve 3-4 fincan üzerinde kahve içmenin ek bir yararının olmadığı da altını çizmemiz gereken en önemli nokta. Ani ölümlerden bile kahve içerek kendinizi koruyabileceğinizin irdelemek isterim. 3-4 fincan kahve diyabet hastalığından koruyor, koroner kalp hastalığı riskini % 16 azaltıyor, kan yağlarını düşürüyor ve bu miktar kafein bedeni canlı tutuyor.